sensitive
Çeviri
hassas, duyarlı, gizli, alıngan
Örnekler
He is very sensitive to criticism.
Eleştiriye karşı çok hassastır.
My skin is sensitive to the sun.
Cildim güneşe karşı hassas.
This is a politically sensitive issue.
Bu, siyasi olarak hassas bir konu.
Dilbilgisi Kalıpları
sensitive ((to sth.)) (-e) karşı hassas olmak He is very sensitive to criticism.
a sensitive ((person/issue)) hassas bir (kişi/konu) This is a politically sensitive issue.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: delicate, touchy; Zıt anlamlılar: insensitive, tough
Etimoloji
Latince 'sensus' (duyu, his) kelimesinden gelir. '-itive' eki bir eğilim veya kapasite belirtir.
Hafıza İpuçları
Değişikliklere karşı çok 'hassas' (sensitive) olan bir 'sensör' düşünün.