verb

sensitize

hassaslaştırmak, duyarlı hale getirmek

The course aims to sensitize students to cultural differences.

Kurs, öğrencileri kültürel farklılıklara karşı duyarlı hale getirmeyi amaçlamaktadır.

This chemical can sensitize the skin.

Bu kimyasal cildi hassaslaştırabilir.

((sb./sth.)) ((to sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeye) karşı hassaslaştırmak The course aims to sensitize students to cultural differences.

Eş anlamlılar: farkında kılmak, uyum sağlamak; Zıt anlamlılar: duyarsızlaştırmak, uyuşturmak

'sense' (duyu) + '-itive' (sıfat eki) + '-ize' (fiil eki) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'hassas hale getirmek'tir.

'Duyu'larınızı (senses) '-ize' ekiyle 'etkinleştirdiğinizi' düşünün, yani onları daha hassas hale getirdiğinizi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.