adjective

serial

seri, dizisel, dizi

Police are hunting a serial killer.

Polis bir seri katili arıyor.

The product has a unique serial number.

Ürünün benzersiz bir seri numarası var.

The story was published as a serial.

Hikaye bir dizi olarak yayınlandı.

a serial ((noun)) bir (ismi) niteleyen bir sıfat He is a serial offender.

as a serial bölümler halinde yayınlanan bir hikaye anlamına gelen bir isim The story was published as a serial.

Eş anlamlılar (sıfat): consecutive, sequential, successive

Latince 'series' (sıra, zincir) kelimesinden gelir.

'Mısır gevreği kutusu' (cereal box) düşünün – onları birbiri ardına bir seri halinde alırsınız. 'Serial', bir dizi halinde gerçekleşen şeylerle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.