noun

sermon

vaaz, nutuk

The priest delivered a powerful sermon on forgiveness.

Rahip, affetmek üzerine güçlü bir vaaz verdi.

I got a long sermon from my dad about responsibility.

Babamdan sorumluluk hakkında uzun bir nutuk dinledim.

((on/about sth.)) (bir şey hakkında) vaaz The pastor gave a sermon on charity.

Eş anlamlılar: lecture, homily, address

Latince 'söylev, konuşma' anlamına gelen 'sermo' kelimesinden gelir.

Uzun, ahlaki bir konuşma yapan 'ciddi bir adam' (ser-mon) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.