verb

set

koymak, yerleştirmek, kurmak, ayarlamak

Please set the plates on the table.

Lütfen tabakları masaya koyun.

He set a new school record.

Okulda yeni bir rekor kırdı.

I need to set my alarm for 6 AM.

Alarmımı sabah 6'ya kurmam gerekiyor.

The sun sets in the west.

Güneş batıdan batar.

((bir şeyi)) ((bir yere)) bir şeyi bir yere koymak Please set the plates on the table.

((bir şeyi)) bir şey belirlemek/kırmak He set a new school record.

Eş anlamlılar: put, place, position; Zıt anlamlılar: remove, unset

Eski İngilizce'de 'oturtmak, koymak' anlamına gelen 'settan' kelimesinden gelir.

Yaygın bir ifade olan 'masayı kurmak' (to set the table) ifadesini düşünün. Bu, bir şeyleri belirli bir yere koyma anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.