noun

sets

setler, takımlar, gruplar

She bought two new sets of dishes.

İki yeni tabak takımı aldı.

He won the match in three straight sets.

Maçı üç set üst üste kazandı.

The movie was filmed on different sets.

Film farklı setlerde çekildi.

a set of ((sth.)) bir (... takımı/seti). She bought a new set of tools.

Eş anlamlılar: collection, group, series, batch (koleksiyon, grup, seri, parti)

Eski İngilizce'deki 'settan' (koymak, yerleştirmek) kelimesinden gelir. İsim, bir araya 'konulmuş' şeyler fikrinden gelişmiştir.

Bir 'alet takımı', bir 'kurallar dizisi' veya bir tenis 'seti' düşünün. Öğeler bir grup halinde bir araya 'getirilmiştir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.