noun

aversion

nefret, tiksinti, hoşnutsuzluk

He has a strong aversion to spiders.

Örümceklere karşı güçlü bir nefreti var.

She developed an aversion to working late.

Geç saatlere kadar çalışmaya karşı bir tiksinti geliştirdi.

((bir nefret)) ((bir şeye/-meye karşı)) (bir şeye) karşı güçlü bir hoşnutsuzluk He has a strong aversion to spiders.

Eş anlamlılar: dislike, hatred, loathing; Zıt anlamlılar: liking, fondness, desire

Latince 'a-' (uzak) + 'vertere' (dönmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyden yüz çevirme'.

'Aversion' (nefret) duyduğunuz bir şeyden gözlerinizi 'avert' (çevirmek) eylemini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.