shadow
Çeviri
gölge, iz, eser, takipçi
Örnekler
The tree cast a long shadow.
Ağaç uzun bir gölge oluşturuyordu.
He lives in the shadow of his famous father.
Ünlü babasının gölgesinde yaşıyor.
She saw a shadow in the corner of the room.
Odanın köşesinde bir gölge gördü.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyin)) gölgesi a shadow of (sth.) Kedi kendi gölgesini gördü.
((bir şeyin)) gölgesinde in the shadow of (sth.) Küçük dükkan bir gökdelenin gölgesinde.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: shade, darkness, silhouette; Zıt anlamlılar: light, brightness
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'sceadwe' kelimesinden gelir, 'shade' (gölge) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Işık bir nesneye çarptığında, diğer tarafta bir 'shadow' (gölge) oluşturduğunu hayal edin.