noun

shadows

gölgeler, karanlık

The setting sun made long shadows.

Batan güneş uzun gölgeler oluşturdu.

The artist is good at painting light and shadows.

Sanatçı ışık ve gölgeleri resmetmekte iyidir.

He waited for them in the shadows.

Onları gölgelerde bekledi.

gölgelerde in the shadows Gölgelerde çalışmayı sever.

ışık ve gölgeler light and shadows Film, ışığı ve gölgeleri etkili bir şekilde kullanıyor.

Eş anlamlılar: darkness, gloom, shades; Zıt anlamlılar: light, highlights

'shadow' kelimesinin çoğulu, Eski İngilizce'deki 'sceadwe' kelimesinden.

Birden fazla nesne varsa, birden fazla 'shadows' (gölgeler) olur. Tekil hali olan 'shadow' kelimesini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.