verb

avert

önlemek, engellemek, çevirmek

She averted her eyes from the accident.

Gözlerini kazadan kaçırdı.

The new policy helped avert a crisis.

Yeni politika bir krizi önlemeye yardımcı oldu.

((bir şeyi)) önlemek The new policy helped avert a crisis.

((gözlerini)) ((bir şeyden)) (gözlerini) (bir şeyden) kaçırmak She averted her eyes from the accident.

Eş anlamlılar: prevent, avoid, turn away; Zıt anlamlılar: face, confront

Latince 'a-' (uzak) + 'vertere' (dönmek) kelimelerinden gelir. 'Yüz çevirmek'.

'A-vert' kelimesini 'Away-turn' (uzağa-dön) olarak düşünün. Gözlerinizi başka yöne çevirirsiniz veya bir felaketi önlersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.