verb

shake

sallamak, titremek, çalkalamak

Shake the bottle before you open it.

Açmadan önce şişeyi çalkalayın.

My hands shake when I'm nervous.

Gergin olduğumda ellerim titrer.

They shook hands to seal the deal.

Anlaşmayı imzalamak için el sıkıştılar.

The news really shook him up.

Haber onu gerçekten sarstı.

((sth.)) (bir şeyi) sallamak Shake the bottle.

shake hands el sıkışmak They shook hands.

shake one's head başını iki yana sallamak He shook his head no.

tremble, quiver, vibrate

Eski İngilizce'de 'hızlı hareket etmek' anlamına gelen 'sceacan' kelimesinden gelir.

Milkshake yaparken sütü 'sallama' eylemini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.