verb

shave

tıraş etmek, tıraş olmak, yontmak

He shaves his face every morning.

Her sabah yüzünü tıraş eder.

The carpenter shaved the wood to make it smooth.

Marangoz, pürüzsüz hale getirmek için ahşabı yonttu.

She shaved a few dollars off the price.

Fiyattan birkaç dolar indirdi.

((sth.)) (-i) tıraş etmek He shaves his face every morning.

((sth.)) ((from sth.)) (-den) (-i) biraz indirmek She shaved a few dollars off the price.

Eş anlamlılar: trim, pare, scrape

Eski İngilizce'de 'kazımak, parlatmak' anlamına gelen *sceafan* kelimesinden.

Tıraş olmak (to shave) için kullandığınız alet olan tıraş makinesini (shaver) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.