adjective

shining

parlayan, ışıldayan, parlak

The shining sun warmed the beach.

Parlayan güneş sahili ısıttı.

She is a shining example of a good student.

O, iyi bir öğrencinin parlak bir örneğidir.

((shining)) + isim parlayan The shining sun warmed the beach.

Eş anlamlılar: bright, gleaming, radiant; Zıt anlamlılar: dull, dark

Eski İngilizce 'scīnan' (parlamak) kelimesinden gelir. '-ing' eki sıfat olarak kullanılan present participle'ı oluşturur.

'Parlayan bir yıldız' (a shining star) gibi parlak bir şekilde göze çarpan bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.