noun

shipwreck

gemi enkazı, deniz kazası

Divers explored the ancient shipwreck.

Dalgıçlar antik gemi enkazını araştırdı.

The storm caused a tragic shipwreck.

Fırtına trajik bir gemi kazasına neden oldu.

a/the shipwreck bir/o gemi enkazı (nesne) They found a Spanish shipwreck.

a shipwreck bir gemi kazası (olay) He survived a shipwreck.

sinking (batma), foundering (batma); (nesne) wreck (enkaz), hulk (gemi iskeleti)

'ship' (gemi) ve 'wreck' (enkaz) kelimelerinin birleşimi. Bir geminin yok olması veya yok olmuş bir geminin kalıntıları anlamına gelir.

Okyanusun dibinde parçalanmış bir gemi (bir enkaz, 'wreck') hayal edin. Kelime 'ship' ve 'wreck' kelimelerini birleştirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.