noun

shock

şok, sarsıntı, elektrik çarpması

The news came as a great shock.

Haber büyük bir şok etkisi yarattı.

He got an electric shock from the wire.

Telden elektrik çarptı.

The patient is in shock.

Hasta şokta.

((sb.)) için bir şok (biri) için bir şok olmak Haberler benim için bir şoktu.

şokta olmak şok halinde olmak Kazadan sonra şoktaydı.

Eş anlamlılar: sürpriz, sarsıntı, darbe

Fransızca 'şiddetli bir darbe' anlamına gelen 'choc' kelimesinden gelir.

Duygusal, fiziksel veya elektriksel olsun, ani, beklenmedik bir etki düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.