noun

avocet

kılıçgaga

The avocet waded through the shallow water.

Kılıçgaga sığ sularda yürüdü.

We spotted an avocet with its long, upturned bill.

Uzun, yukarı kıvrık gagalı bir kılıçgaga gördük.

((bir kılıçgaga)) tek bir kılıçgaga We saw an avocet by the lake.

Eş anlamlılar: wader (kıyı kuşu), stilt (uzunbacak)

Fransızca 'avocette' kelimesinden. Kökeni belirsizdir ancak Latince 'avis' (kuş) ile ilgili olabilir.

Türkçe adı olan 'kılıçgaga', yukarı kıvrık gagasının kılıca benzemesinden gelir. Bu görsel bağlantı hatırlamaya yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.