adjective

short

kısa, eksik

She has short hair.

Onun saçı kısa.

He is a short man.

O kısa boylu bir adam.

We had a short meeting.

Kısa bir toplantı yaptık.

We are short on milk.

Sütümüz azaldı.

a short ((isim)) kısa bir ... She has short hair.

to be short on ((bir şey)) bir şeyde eksik olmak We are short on milk.

Eş anlamlılar: brief, little, small; Zıt anlamlılar: long, tall

Eski İngilizce'de 'uzun olmayan, boylu olmayan' anlamına gelen 'sceort' kelimesinden gelir.

'long' kelimesinin zıttı olarak hatırlayın. Uzunluk, boy ve zaman için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.