adjective

short-lived

kısa ömürlü, gelip geçici

Their happiness was short-lived.

Mutlulukları kısa sürdü.

Mayflies are short-lived insects.

Mayıs sinekleri kısa ömürlü böceklerdir.

a short-lived ((isim)) kısa ömürlü bir ... Mayflies are short-lived insects.

((bir şey)) was short-lived bir şey kısa sürdü Their happiness was short-lived.

Eş anlamlılar: brief, temporary, fleeting; Zıt anlamlılar: long-lasting, permanent

'short' (kısa) ve 'lived' (yaşamış) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'kısa bir süre yaşamış' demektir.

Sadece 'kısa' bir süre 'yaşamış' bir şey düşünün. Duyguları, trendleri veya yaşam sürelerini tanımlayabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.