noun

shortcoming

eksiklik, kusur, noksan

Every plan has its shortcomings.

Her planın eksiklikleri vardır.

He is aware of his own shortcomings.

Kendi eksikliklerinin farkında.

((birinin/bir şeyin)) shortcoming (birinin/bir şeyin) eksikliği He is aware of his own shortcomings.

Eş anlamlılar: weakness, flaw, defect, fault; Zıt anlamlılar: strength, virtue

'short' (kısa) ve 'coming' (gelme) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla bir standardın veya beklentinin 'gerisinde kalmak' demektir.

Birinin bir engelin üzerinden atlamaya çalışıp 'yetersiz kaldığını' (coming up short) hayal edin - bu onun eksikliğidir (shortcoming).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.