noun

shots

aşılar, atışlar, fotoğraflar, şutlar

The baby needs to get her shots.

Bebeğin aşılarını olması gerekiyor.

He took some great shots of the sunset.

Gün batımının harika fotoğraflarını çekti.

The basketball player made three shots.

Basketbolcu üç atış yaptı.

We heard shots in the distance.

Uzakta silah sesleri duyduk.

((aşılar)) enjeksiyonlar Çocuklar grip aşılarını oldu.

((... fotoğrafları)) (...nın) fotoğrafları Dağların birkaç fotoğrafını çektim.

((silah sesleri)) silah atışları Polis, silah sesleri duydu.

Eş anlamlılar: injections, photos, attempts, blasts

'shot' kelimesinin çoğulu, 'shoot' (ateş etmek) fiilinden gelir. Tek bir ateş etme eylemini belirtir.

'shot'ı tek ve hızlı bir eylem olarak düşünün: bir kamera, iğne veya silahtan bir atış. 'Shots' sadece bu eylemlerden birden fazlasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.