verb

show

göstermek, sergilemek, yol göstermek, kanıtlamak

He showed me his new car.

Bana yeni arabasını gösterdi.

Can you show me the way?

Bana yolu gösterebilir misiniz?

The data shows a clear trend.

Veriler net bir eğilim gösteriyor.

((sb.)) ((sth.)) birine bir şeyi göstermek Bana yeni arabasını gösterdi.

((sth.)) ((to sb.)) bir şeyi birine göstermek Yeni arabasını bana gösterdi.

((sb.)) ((how to-inf)) birine bir şeyin nasıl yapılacağını göstermek Bana bunu nasıl kullanacağımı gösterebilir misin?

((that-clause)) ...olduğunu göstermek Veriler satışların arttığını gösteriyor.

Eş anlamlılar: display, exhibit, reveal; Zıt anlamlılar: hide, conceal

Eski İngilizce'de 'bakmak, görmek' anlamına gelen 'scēawian' kelimesinden gelir.

İnsanlara bir şeyi 'göstermek' için bir 'şov' düzenlediğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.