noun

side

yan, taraf, kenar, cephe

Please write on one side of the paper.

Lütfen kağıdın bir tarafına yazın.

He sat by my side.

Yanımda oturdu.

Whose side are you on?

Kimin tarafındasın?

Every story has two sides.

Her hikayenin iki yüzü vardır.

on the ((sth.)) side (...nın) tarafında Please write on the clean side of the page.

by ((sb.'s)) side (birinin) yanında She stayed by her son's side.

to take ((sb.'s)) side (birinin) tarafını tutmak I will always take your side.

Eş anlamlılar: edge (kenar), flank (yan), face (yüz), aspect (yön); Zıt anlamlılar: center (merkez), middle (orta)

Eski İngilizce'de 'yan, böğür' anlamına gelen 'sīde' kelimesinden gelir.

Bir kare hayal edin. Dört 'kenarı' (side) vardır. Bu, bir sınır veya yüzeyin temel anlamını hatırlamaya yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.