noun

signs

işaretler, tabelalar, belirtiler, sinyaller

Follow the signs to the exit.

Çıkışa giden tabelaları takip edin.

There are signs of improvement in the economy.

Ekonomide iyileşme belirtileri var.

They communicated with hand signs.

El işaretleriyle iletişim kurdular.

signs of ((sth.)) ((bir şeyin)) belirtileri There are signs of progress.

signs that ((clause)) ((cümlecik)) olduğuna dair işaretler There are signs that the situation is improving.

Eş anlamlılar: indicators (göstergeler), symbols (semboller), notices (duyurular), gestures (jestler)

'sign' kelimesinin çoğulu, Latince 'işaret, im' anlamına gelen 'signum' kelimesinden gelir.

Bir günde gördüğünüz tüm farklı işaret türlerini düşünün: dur işaretleri, dükkan tabelaları, baharın belirtileri.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.