noun

simultaneity

eşzamanlılık, andaşlık

The theory questions the simultaneity of events.

Teori, olayların eşzamanlılığını sorguluyor.

The simultaneity of the two attacks was not a coincidence.

İki saldırının eşzamanlı olması bir tesadüf değildi.

eşzamanlılık ((bir şeyin)) aynı anda olma niteliği İki aramanın eşzamanlı olması garipti.

Eş anlamlılar: concurrence, coincidence, synchronicity

'simultaneous' (eşzamanlı) + '-ity' kelimelerinden. 'Simultaneous', Latince 'simul' (aynı anda) kelimesinden gelir.

'simultaneous' kelimesinde olduğu gibi 'aynı zaman' anlamına gelen 'simul-' köküne odaklanın. '-ity' eki onu bir durum ismi yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.