noun

sin

günah

He confessed his sins to the priest.

Günahlarını papaza itiraf etti.

It's a sin to waste food.

Yemeği israf etmek günahtır.

((against sb./sth.)) (...-e karşı) günah Bu, Tanrı'ya karşı bir günahtır.

it is a sin ((to-inf)) (... yapmak) günahtır Yemeği israf etmek günahtır.

Eş anlamlılar: transgression, wrongdoing, vice; Zıt anlamlılar: virtue, righteousness

Eski İngilizce `synn` kelimesinden gelir, kökleri 'olmak' anlamına gelir, '(suçlu olan) gerçek kişi olmak' anlamında.

Yanlış bir şey yaptığınıza dair bir 'sinyal' (sign) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.