adjective

sinister

uğursuz, kötü, tekinsiz

He had a sinister look on his face.

Yüzünde uğursuz bir ifade vardı.

There was a sinister motive behind his offer.

Teklifinin arkasında uğursuz bir neden vardı.

((sinister bir + isim)) uğursuz bir plan

Eş anlamlılar: menacing, ominous, evil; Zıt anlamlılar: benevolent, auspicious

Latince'de 'sol, sol tarafta' anlamına gelen 'sinister' kelimesinden gelir. Antik çağlarda sol taraf kötü alametlerle ilişkilendirilirdi.

Bir filmdeki kötü karakterin 'uğursuz' gülümsemesini düşünün. 'Sinister' kelimesindeki 'sin' (günah) size kötülüğü hatırlatabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.