verb

sink

batmak, çökmek, alçalmak

The ship will sink if we don't fix it.

Tamir etmezsek gemi batacak.

He sank into the comfortable chair.

Rahat koltuğa gömüldü.

My heart sank when I heard the bad news.

Kötü haberi duyunca içim karardı.

((bir şey)) batar Gemi batıyor.

((biri)) ((bir şeye)) çöker Sandalyeye çöktü.

Eş anlamlılar: submerge, go down; Zıt anlamlılar: float, rise

Eski İngilizce'de 'suya batmak, dibe gitmek' anlamına gelen 'sincan' kelimesinden gelir.

Suyun aktığı mutfak 'lavabosunu' (sink) düşünün. 'To sink' fiili de tıpkı lavabodaki su gibi aşağı inmek anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.