adjective

skeletal

iskeletsel, iskelet gibi

The doctor showed us a model of the skeletal system.

Doktor bize iskelet sisteminin bir modelini gösterdi.

The old building was just a skeletal frame.

Eski bina sadece bir iskelet çerçeveydi.

The starving dog looked almost skeletal.

Açlıktan ölmek üzere olan köpek neredeyse iskelet gibi görünüyordu.

skeletal + ((isim)) ((sıfat)) iskeletle ilgili The skeletal remains were found in the forest.

kemikli, sıska, bir deri bir kemik; Zıt anlamlılar: etli, tombul

Yunanca 'skeletos' (kurumuş) kelimesinden, 'skeleton' (iskelet) ile ilgili. '-al' eki onu sıfat yapar.

'skeleton' kelimesinin sıfat hali olarak hatırlayın. 'skeletal' olarak tanımlanan her şey iskeletle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.