noun

skeleton

iskelet, çatı, taslak

The museum has a dinosaur skeleton.

Müzede bir dinozor iskeleti var.

This is the skeleton of the new building.

Bu, yeni binanın iskeleti.

He only gave a skeleton of his plan.

Planının sadece bir taslağını verdi.

((bir/belirli)) ((bir şeyin)) iskeleti (bir şeyin) iskeleti Müzede bir balina iskeleti var.

Eş anlamlılar: kemikler, çerçeve, taslak

Yunanca 'kurumuş' anlamına gelen 'skeletos' kelimesinden gelir.

Cadılar Bayramı için ürkütücü bir iskelet düşünün. Aynı zamanda bir binanın veya planın temel çatısını da ifade edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.