noun

skillet

tava, kızartma tavası

Heat some oil in a skillet.

Bir tavada biraz yağ ısıtın.

She cooked the eggs in a cast-iron skillet.

Yumurtaları dökme demir bir tavada pişirdi.

((bir tava)) bir tava I need a large skillet for this recipe.

((bir tavada)) bir tavada Fry the onions in a skillet.

Eş anlamlılar: frying pan, pan

Eski Fransızca'da 'küçük tabak' anlamına gelen 'escuelete' kelimesinden gelir.

Kullanmak için 'skill' (beceri) gerektiren bir tava olduğunu düşünün. Kızartma tavası için kullanılan Amerikan İngilizcesi terimidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.