noun

awe

huşu, saygıyla karışık korku

The Grand Canyon filled me with awe.

Büyük Kanyon beni huşuyla doldurdu.

He held the ancient artifact in awe.

Antik eseri huşu içinde tuttu.

((in awe of sth./sb.)) (-e) huşu duymak, hayran kalmak The crowd was in awe of the singer's voice.

Eş anlamlılar: wonder, reverence, admiration; Zıt anlamlılar: contempt, disrespect

Eski Nors dilindeki 'agi' (korku, dehşet) kelimesinden gelir.

Harika bir şey gördüğünüzde çıkardığınız 'Aaa...' sesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.