adjective

sleepy

uykulu

I feel sleepy after a big meal.

Ağır bir yemekten sonra uykum geliyor.

This is a sleepy little town.

Burası sakin küçük bir kasaba.

to be sleepy uykulu olmak The child is getting sleepy.

a sleepy ((noun)) sakin, hareketsiz It's a sleepy neighborhood.

Synonyms: drowsy, tired; Antonyms: awake, alert, energetic

'sleep' (uyku) isminden ve '-y' sıfat yapım ekinden türemiştir, '... ile dolu' veya '... ile karakterize' anlamına gelir.

Uyumadan ('sleep') hemen önce hissettiğiniz duyguyu düşünün. '-y' eki, ismi bu duygunun bir tanımına dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.