verb

slide

kaymak

Children love to slide down the hill.

Çocuklar tepeden aşağı kaymayı sever.

He slid the key under the door.

Anahtarı kapının altından kaydırdı.

Prices are starting to slide.

Fiyatlar düşmeye başlıyor.

((zarf/edat öbeği)) kaymak He slid on the ice.

((sth.)) ((zarf/edat öbeği)) (bir şeyi) kaydırmak She slid the book across the table.

Eş anlamlılar: glide, slip, skid

Proto-Cermence'den gelir, 'slither' (süzülmek) ile ilgilidir.

Bir su kaydırağından (water slide) kaydığınızı hayal edin. 'sl' sesi pürüzsüz hareketi taklit eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.