adjective

slight

hafif, az, ince

There is a slight chance of rain today.

Bugün hafif bir yağmur ihtimali var.

She has a slight build.

Onun ince bir yapısı var.

He felt a slight pain in his arm.

Kolunda hafif bir ağrı hissetti.

((isim)) hafif (isim) There is a slight chance of rain.

Synonyms: küçük, önemsiz, ince; Antonyms: önemli, büyük, kayda değer

Eski Norsça'da 'düz, pürüzsüz' anlamına gelen 'sléttr' kelimesinden gelir.

'Slight', 'light' (hafif) kelimesine benziyor. Küçük, önemsiz veya ağır olmayan bir şeyle ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.