adjective

slippery

kaygan, güvenilmez, tekin olmayan, hilekar

Be careful, the floor is slippery.

Dikkat et, yer kaygan.

He is a slippery politician.

O güvenilmez bir politikacı.

It's a slippery topic to discuss.

Bu, tartışması zor bir konu.

((isim)) kaygan (isim) a slippery road

Eş anlamlılar: kaygan, yağlı; Zıt anlamlılar: pürüzlü, kaymaz

Eski İngilizce'deki 'slipor' (kaygan) kelimesinden gelir ve 'slip' (kaymak) ile ilgilidir. '-ery' eki bir nitelik veya durumu belirtir.

Islak bir zeminde kaydığınızı (slip) hayal edin. Zemin 'slippery'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.