noun

slot

yarık, yuva, zaman aralığı, yer

Insert the coin into the slot.

Parayı yuvaya atın.

I have a time slot at 3 PM.

Saat 3'te bir zaman aralığım var.

He earned a slot on the team.

Takımda bir yer edindi.

((sth.)) içinde bir yuva a slot in (sth.) Kartı makinedeki yuvaya takın.

((sb./sth.)) için bir yer/zaman a slot for (sb./sth.) Programda benim için bir yer var mı?

Eş anlamlılar: opening (açıklık), slit (yarık), position (pozisyon), space (boşluk)

Eski Fransızca 'esclot' (göğüs kemiği çukuru) kelimesinden gelir, Cermen kökenlidir.

Bir kapıdaki mektup yuvasını veya bir programdaki zaman aralığını düşünün. Bir şeyin sığabileceği dar bir alandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.