adjective

sluggish

ağır, yavaş, tembel

The economy has been sluggish for months.

Ekonomi aylardır durgun.

I feel sluggish after a big meal.

Büyük bir yemekten sonra kendimi ağır hissediyorum.

sluggish ((olmak)) ağır/yavaş olmak The market is sluggish today.

sluggish bir ((isim)) ağır bir (isim) He has a sluggish metabolism.

Synonyms: lethargic, slow, inactive; Antonyms: energetic, fast, active

Orta İngilizce'deki 'tembel' anlamına gelen 'sluggissh' kelimesinden gelir. 'Sümüklü böcek' (slug) hayvanıyla ilgilidir.

Bir sümüklü böcek (slug) kadar yavaş hareket ettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.