adjective

small

küçük, az

This is a small town.

Burası küçük bir kasaba.

It's a small problem, but important.

Bu küçük bir sorun ama önemli.

She has a small appetite.

Onun iştahı azdır.

small bir ((isim)) küçük bir (isim) It's a small world.

small ((olmak)) küçük olmak My apartment is very small.

Synonyms: little, tiny, minor; Antonyms: big, large, great

Eski İngilizce'de 'dar, ince' anlamına gelen 'smæl' kelimesinden gelir.

'Small' genellikle fiziksel boyutu ifade ederken, 'little' miktar veya duygusal bir anlam da taşıyabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.