verb

smash

parçalamak, kırmak, çarpmak

He smashed the window with a rock.

Camı bir taşla parçaladı.

The car smashed into the wall.

Araba duvara çarptı.

She smashed her previous record.

Önceki rekorunu kırdı.

((bir şeyi)) parçalamak He smashed the window with a rock.

((bir şeye)) çarpmak The car smashed into the wall.

Eş anlamlılar: break, shatter, crash, crush; Zıt anlamlılar: repair, fix, mend

Muhtemelen yansıma kökenli, bir şeyin şiddetle kırılma sesini taklit ediyor.

Bir tabak düştüğünde ve parçalandığında çıkan 'SMAŞ!' sesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.