verb

smell

koklamak, kokmak

Can you smell the flowers?

Çiçekleri koklayabiliyor musun?

The soup smells delicious.

Çorba lezzetli kokuyor.

It smells of smoke in here.

Burası duman kokuyor.

((bir şeyi)) koklamak Can you smell the flowers?

((kokmak)) ((sıfat)) ... kokmak The soup smells delicious.

((kokmak)) ((gibi)) ... gibi kokmak It smells of smoke in here.

Eş anlamlılar (fiil): scent, sniff; Eş anlamlılar (isim): odor, aroma, fragrance

Kökeni belirsiz, muhtemelen 'içten içe yanmak' anlamına gelen bir Proto-Cermen köküyle ilgili.

Burnunuz bir şeyin 's-well' (iyi) kokup kokmadığını size söyleyebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.