noun

smith

usta, demirci

The smith hammered the hot metal.

Demirci sıcak metali dövdü.

He is a skilled silversmith.

O, yetenekli bir gümüş ustasıdır.

((a/the)) smith (bir/o) usta The smith is working at the forge.

Eş anlamlılar: craftsman (zanaatkar), artisan (sanatkar), metalworker (metal işçisi)

Eski İngilizce'de 'metal işçisi' anlamına gelen 'smiþ' kelimesinden gelir ve 'vurmak' anlamına gelen bir Proto-Cermen köküyle ilgilidir.

Bu meslekten gelen yaygın 'Smith' soyadını düşünün. Bir usta (smith) metale 'sertçe vurur' (smites).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.