verb

smuggle

kaçakçılık yapmak, kaçırmak

They tried to smuggle drugs across the border.

Sınırdan uyuşturucu kaçırmaya çalıştılar.

He smuggled a note to his friend in class.

Derste arkadaşına bir not sızdırdı.

((bir şeyi)) ((bir yere/yerden)) (bir şeyi) (bir yere/yerden) kaçırmak They smuggled goods across the border.

Eş anlamlılar: traffic, run, bootleg

Aşağı Almanca 'smuggeln' veya Hollandaca 'smokkelen' kelimelerinden gelir ve 'sürünmek, gizli olmak' fikriyle ilgilidir.

Birinin bir eşyayı paltosunun altına 'sokularak' (snuggle) kaçırmaya (smuggle) çalıştığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.