noun

snack

atıştırmalık, abur cubur, ara öğün

I had a small snack before dinner.

Akşam yemeğinden önce küçük bir atıştırmalık yedim.

Fruits are a healthy snack.

Meyveler sağlıklı bir atıştırmalıktır.

((atıştırmak)) bir şeyler atıştırmak She likes to have a snack in the afternoon.

Eş anlamlılar: light meal, bite, refreshment

Orta Hollandaca'da 'kapmak, ısırmak' anlamına gelen 'snacken' kelimesinden gelir. Fikir, hızlı bir lokmadır.

Biraz 'snake' (yılan) kelimesine benziyor. Bir yılanın hızlı bir lokma, yani bir atıştırmalık (snack) aldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.