verb

snap

kırılmak, şaklatmak, terslemek, fotoğraf çekmek

The dry branch snapped.

Kuru dal küt diye kırıldı.

She snapped her fingers.

Parmaklarını şıklattı.

He snapped at me for being late.

Geç kaldığım için beni tersledi.

((bir şeyi)) kırmak Şiddetli rüzgar dalı kırabilir.

((parmaklarını)) parmaklarını şaklatmak Müziğe parmaklarını şaklatarak eşlik etti.

((birine)) (birini) terslemek Beni tersleme.

Synonyms: break, crack, click; Antonyms: mend, fix

Orta Felemenkçe veya Orta Düşük Almanca 'snappen' (kapmak, ısırmak) kelimesinden gelir, muhtemelen yansıma kökenlidir.

Bir şeyin kırıldığında veya hızla kapandığında çıkardığı keskin sesi düşünün, parmak şıklatmak gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.