noun

snapshot

enstantane, anlık görüntü, kısa bilgi

He took a snapshot of his family.

Ailesinin bir enstantanesini çekti.

The report gives a snapshot of the economy.

Rapor, ekonominin anlık bir görüntüsünü veriyor.

a snapshot ((of sth./sb.)) (bir şeyin/birinin) enstantanesi Bana köpeğinin bir enstantanesini gösterdi.

a snapshot ((of sth.)) (bir şeyin) anlık görüntüsü Makale, siyasi durumun anlık bir görüntüsünü sunuyor.

Synonyms: photo, picture, impression, overview

'snap' (hızlı bir eylem) ve 'shot' (kamera çekimi) kelimelerinin birleşimidir.

Bunu, 'snap' (hızlı ve gayriresmi) bir şekilde çekilen bir 'shot' (fotoğraf) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.