adverb

so

bu yüzden, çok, öyle, böylece

She was so tired she fell asleep.

O kadar yorgundu ki uyuyakaldı.

It was raining, so I took an umbrella.

Yağmur yağıyordu, bu yüzden şemsiye aldım.

He is not so tall as his brother.

Kardeşi kadar uzun boylu değil.

Is that so?

Öyle mi?

((so)) + sıfat/zarf çok, o kadar The book was so interesting.

Cümle, ((so)) + Cümle bu yüzden I was hungry, so I ate a sandwich.

Eş anlamlılar: therefore, thus, very, hence

Eski İngilizce'de 'o şekilde' anlamına gelen 'swa' kelimesinden gelir.

İki ana kullanımı olan kısa bir kelime: bir sonuç göstermek (so...) veya bir şeyi güçlendirmek (so tired).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.