noun

socket

priz, duy, yuva, soket

Plug the lamp into the wall socket.

Lambayı duvardaki prize takın.

The light bulb fits in this socket.

Ampul bu duya uyuyor.

His arm was pulled from its socket.

Kolu yuvasından çıktı.

((bir)) duvar prizi bir elektrik prizi Onu duvardaki prize takın.

((bir)) ampul duyu bir ampul için tutucu Ampulü duya vidalayın.

Eş anlamlılar: priz, yuva, jak, tutucu

Orta İngilizce'den, Eski Fransızca 'soc' (saban demiri) kelimesinin küçültme eki almış hali, muhtemelen şeklinden dolayı.

Bunu bir fiş veya ampul için bir 'cep' olarak düşünün. Bir şeyin içine sığması için küçük bir 'çorap' gibidir (-et bir küçültme ekidir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.