pronoun

something

bir şey

I need to tell you something.

Sana bir şey söylemem gerek.

There's something strange about this.

Bu işte garip bir şey var.

He is something of an expert.

O bir nevi uzman sayılır.

((zamir olarak)) bir şey Sana bir şey söylemem gerek.

((something of a/an + isim)) bir nevi O bir nevi uzman sayılır.

Eş anlamlılar: a thing, an object; Zıt anlamlılar: nothing

'some' (bazı, bir) ve 'thing' (şey) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'belirsiz bir şey' demektir.

Gizemli bir kutu hayal edin. İçinde 'bir şey' olduğunu biliyorsunuz ama ne olduğunu bilmiyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.