noun

son

oğul, erkek evlat

My son is five years old.

Oğlum beş yaşında.

He is the son of a famous actor.

O, ünlü bir aktörün oğlu.

((sb.'s)) son bir kişinin erkek çocuğu She has one son and two daughters.

Eş anlamlılar: male child, offspring; Zıt anlamlılar: daughter

Eski İngilizce'deki 'sunu' kelimesinden, Cermen dillerinde ortak olan bir Proto-Cermen kökünden gelir.

'sun' (güneş) ile aynı telaffuza sahiptir. Bir ebeveynin 'Sen benim güneşimsin/oğlumsun (sun/son)' dediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.