adjective

sorry

üzgün, pişman, afedersiniz

I'm sorry for being late.

Geç kaldığım için üzgünüm.

I feel sorry for him.

Onun için üzülüyorum.

This is a sorry excuse for a meal.

Bu, yemek için kötü bir bahane.

sorry ((for sth./-ing)) (bir şey) için üzgün olmak I'm sorry for what I said.

sorry ((that ...)) ...dığı için üzgün olmak I'm sorry that I forgot your birthday.

sorry ((to-inf)) ...dığı için üzgün olmak I'm sorry to hear the bad news.

feel sorry ((for sb.)) (birine) acımak I feel sorry for the animals in the zoo.

Eş anlamlılar: apologetic, regretful; Zıt anlamlılar: glad, unapologetic

Eski İngilizce'de 'sārig' (acılı, kederli) kelimesinden, o da 'sār' (ağrı, yara) kelimesinden gelir.

Bir şey için 'üzgün' (sorry) olduğunuzda kalbinizin 'ağrıdığını' (sore) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.